Gelişim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gelişim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Ağustos 2012

Esas yolculuk nereye?


“İnsan bir yolculuk yaparsa, anlatacak bir şeyleri olur.”  - Erasmus

Yolculuk büyülü bir sözcük.
Bir yanımız yerleşip kalmak isterken çoluk çocuk öbür yanımız alıp başımızı dünyayı dolaşmak istiyor. Yerleştiği yerden de sıkılıyor insan seyahatleri de kanıksayabiliyor bir süre sonra.

Her günkü dünyamıza ilk kez görüyormuş gibi bakmayı becerebilmek, bir çocuğun merakıyla izlemek dünyayı bir heyecan katabilir hayatlarımıza ama yine de büyük değişiklikler için çırpınan biri var içimizde.

İster kendi içimize olsun yolculuk ister dışımızdaki dünyaya her yolculuk deneyimi salt başka bir yere varıştan ayrıştırılabilirse öğretici ve eğlenceli oluyor. Ama hedef varılacak yer olunca süreç değerini yitiriyor. Oysa zamanın da dersin de eğlencenin de büyüğü yolculuk sırasında oluyor.

Öte yandan, dışarıya gibi görünse de her yolculuk aslında kendi içimizde bir yolculuk.
Pin It!

1 Haziran 2012

Telefonunuz çalıyor!


Çoğumuz sabit telefonların olmadığı dönemi hatırlamadığımız gibi mobil telefonlar dahi yokken her şey nasıl oluyormuş, sabahları nasıl uyanıyor insanlarla nasıl buluşuyor özel ve enteresan anları neremize kaydediyormuşuz, bulunduğumuz yerleri ya da o anda ne yaptığımızı bilmesini istemediğimiz kişilere söyleyecek yalan düşünmezken ne düşünüyormuşuz gibi durumları da hatırlamıyoruz.

Telefon olayını hepimiz, haliyle, kendi karakterimize göre hayatımıza yerleştirdik ve diğer alışkanlıklarımıza yakın şekilde kullanıyoruz. O nedenle belli ortak yönleri içerecek  bir sınıflandırma yapmak da mümkün. Şöyle ki:
Pin It!

31 Mayıs 2012

İstanbul'da yazın yapılacak eğlenceli ve ekonomik 10 etkinlik


Haziran ayı yaz mevsiminin başlangıcı biliyorsunuz ve ağustos sonuna kadar devam ediyor bu mevsim. Yani İnsanın önünde güneşli denizli tamı tamına 92 gün oluyor. Genellikle en basit şeylerin en eğlenceli ve en hatırlanır olduğu da bir gerçek. Ben de sevgili İstanbullu okurlar için bu yaz İstanbul’da yapılacak eğlenceli ve ekonomik 10 etkinlik araştırdım.

Pin It!

25 Mayıs 2012

"Sadece O'nu hissettiğimde ve bulmaya çalıştığımda gerçekten yaşıyordum."

Leo Tolstoy Yasnaya Polyana'daki evinin yakınında torunları ile


"...sonra dikkatimi kendime, içimde olana çevirdim ve hayatın içimde durma noktasına gelip gelip tekrar bir canlılık kazandığı o yüzlerce an geldi aklıma. Sadece Tanrı'ya inandığım anlarda yaşamış olduğumu hatırladım. Bu, geçmişte nasılsa, bugün de öyleydi. Yaşamak için Tanrı'nın varlığının farkında olmaya ihtiyaç duyuyordum. Onu unutmaya, ya da onu inkar etmeye göreyim; ölüyordum.
Pin It!

23 Mayıs 2012

Perilere inanır mısınız?


Çocukluğumuzun o heyecanlarla dolu ama masumiyetle korunan eğlenceli dünyasını arada sırada da olsa kim yeniden ziyaret etmek istemez ki. Perilere inanır mısınız? sorusuna olumlu yanıt vermek demek bu dünyaya halen inanmayı göze almak demek. Johnny Depp'in Finding Neverland filmindeki dünyasına. Kuralları ezeli çocuk Peter Pan'ın koyduğu dünyaya.
Pin It!

22 Mayıs 2012

Başarıya ulaşmayi sağlayan 5 önemli etken…


Türk Dil Kurumu sözlüğünde “niyet edilen bir konuda sonuca ulaşmak” olarak tanımlanıyor başarı.

Tasavvufta, bir şeyi elde etmek için dört faktörün bir araya gelmesi gerektiği söylenir: niyet, gayret liyakat, nasip. Biz bunun başına istek’i de ekleyelim. Ben, başarıya ulaşmada bizim irademize daha bağlı olduğu için gayret kısmını biraz açmak istiyorum. Gayret ederken karşımıza nasıl oyunlar çıkıyor da vaz geçiyoruz isteğimizden.
Pin It!

19 Mayıs 2012

İnsan nasıl mutlu olur veya "Dur geçme, çok güzelsin!"


Birçok felsefeciyi ve edebiyatçıyı etkileyen Faust adlı eserinde Goethe, Doktor Faust aracılğıyla insanın tatminsizliğinin ve arayışının sonu olmadığı sanısına bir yanıt verir. Bir yanıyla bu hepimizin zaman zaman aklına düşen İnsan nasıl mutlu olur? sorusudur.

Hikaye kısaca şöyledir:
Pin It!

10 Mayıs 2012

Ruhlar da türlü türlüdür zekalar da


Ali Şeraiti, Hubut-Kevir (Çöle İniş) kitabındaki Sevmek Aşktan Üstündür adlı bölümde ruhları tasnif eder belirgin özelliklerine göre; “Bir ruh ata benzer. Elbette eşeğe, katıra, ineğe, köpeğe, tilkiye, horoza, koyuna... kaplana, aslana... kediye... kelebeğe... file, deveye (pek çokları), deve kuşuna... patatese, patlamış mısıra, kreme, sakıza, denize, ormana... ve ateşe benzeyen ruhlar da vardır.” Kendi ruhunun ‘kötü huylu vahşi bir atın ruhu’ olduğunu hissettiğini söyler. İnsana ilhamlar bahşeden bir yazıdır.

Pin It!

8 Mayıs 2012

Okunacak kitap mı, bakılacak kitap mı?

Her üründe, o ürünün işlevi kadar görünümü de önemli şüphesiz. Basılı ürünlerde de ne yazıldığı kadar nasıl yazıldığı da önemli. 

Ben burada kitap mizanpajında ve kitap kapağında dikkat edilmesi gerektiğini düşündüğüm bazı özelliklere değinmek istiyorum. Bir kitapta kullanılan yazı karakteri, yazının puntosu, satır arası, rengi gibi özellikler okumayı kolaylaştırıyor ya da zorlaştırıyor. Daha önce birkaç kere, okumak istediğim bir kitabı yazı karakterinin okumaya hiç de uygun olmaması nedeniyle iade etmiştim. Bugün aldığım bazı kitaplar üzerinden bu konular bağlamında dikkatimi çekenleri paylaşmak istiyorum.
Pin It!

6 Mayıs 2012

İngilizce Öğrenmek İsteyenlere 15 Tavsiye


Bugünlerde, karşıma çok sık geliyor bu soru/n: İngilizce öğrenmeliyim, İngilizce nasıl öğrenebilirim? Hangi kursa yazılayım? Ne yapayım? Bu yaz bu işi halletmem lazım, şeklinde. Deneyimlerime göre, dil öğrenme konusunda bir kestirme yol yok, ama bu süreci kısaltmak ve daha eğlenceli hale getirmek mümkün.
İşte, İngilizce öğrenirken benim çok işime yaramış olan ve İngilizce öğrenmek isteyenlere önerebileceğim bazı teknikler:
Pin It!

23 Nisan 2012

Teslimiyet nedir?

Teslimiyet: 
Sizden daha büyük bir gücün varlığından ve sizi koruduğundan şüphe duymamak...
Pin It!

19 Nisan 2012

Bir sosyal paylaşım sitesi: Pinterest

Simurg
Sosyal medyada yer alan ve yoğun ilgi gören ve ülkemizde yeni yeni dikkat çekmeye başlayan bir site var: Pinterest.
Ne işe yarıyor?
Facebook deseniz değil, twitter hiç değil, hepsi bir arada da hiçbiri değil. 
Pin It!

17 Nisan 2012

Kendinizi nasıl bilirsiniz?

Through the Looking Glass
Bütün büyük dinlerde ve geleneklerde insanın kendisini bilmesi en önemli erdemlerden biri olarak görülüyor. Bu nedenle hayatı bilme ve ruhani olgunlaşma süreci bir kendini ve böylece Tanrı'yı bilme olarak okunabilir.

Acaba insan kendini nasıl bilir, nasıl bilebilir? Tibet'e çıkmak, yoga, uzun meditasyonlar, dünyevi hayattan uzaklaşmak, her şeyden el çekmek, nefis terbiyesi, beden terbiyesi yaygın olarak denenen tekniklerden bazıları. İçinde bulunduğumuz çağda, yani bir yanıyla alabildiğine materyalleşmiş bir yanıyla da materyal sahiplenmenin bir yanıt olmadığının idrak edildiği ve insanın anlam/yanıt arayışının sürdüğü çağda kendini bilmek daha da önemli hale geliyor.
Pin It!

4 Nisan 2012

Üzgün olduğumda...


Üzgün olduğumda boş boş dolanıyorum
Boş boş oturuyorum
Boş boş yayılıyorum
- Ne yapıyorsun?
- Hiçbir şey, sadece ölüyorum

Üzgün olduğumda ortadan kaybolan bir şebboy olmak istiyorum
Ayılarla kış uykusuna yatmak istiyorum

Üzgün olduğumda her şey o kadar karmaşık görünüyor ki
Yüksek yerlerden aşağıya bakıyorum
Zehirli mantarlar topluyorum
Uzun banyolar yapıyorum
Ana rahmine geri dönmek istiyorum

Üzgün olduğmuda zırıl zırıl ağlıyorum
Üzgün olduğumda çirkin hissediyorum
Uzaya gitmek istiyorum, inşallah uzaylılar dünyayı yok eder
Her şeyin aptal olduğunu düşünüyorum, kuşlar aptal, şemsiyeler aptal, yağmur aptal

Üzgün olduğumda, tamamen siyahlara bürünüyorum
Aşırı çok aşırı derecede rezil hissediyorum
Yılbaşından nefret ediyorum, bayramlardan, ve doğum günü partilerinden
Karanlıkta tek başıma oturmaktan hoşlanıyorum

Üzgün olduğumda kaçıp gitmek istiyorum
Issız bir adada yaşamak istiyorum

Sonra psikoloğa gidiyorum ve psikolog falan filan falan filan diyor
Ben de onu öldürmenin ne harika bir fikir olduğunu düşünüyorum

Sonra bir sabah, uyanıyorum ve iyi hissediyorum
Dışarı çıkıyorum, her şey güzel görünüyor
Dolaşıyorum, oturuyorum, yayılıyorum
- Ne yapıyorsun?
- Hiçbir şey, sadece mutlu oluyorum.

Aglaia Mortcheva
Pin It!

3 Nisan 2012

İnsan nasıl affeder?


Affetmek günümüzde çok kullanılan bir kavram haline geldi. Kişisel gelişimimiz yolunda er geç bu kavramla karşı karşıya geliyoruz.

Nedir affetmek, ya da ne değildir?
Affetmek bize hata yaptığımız kişiye gidip iyi ki yaptın demek şeklinde yanlış algılanabiliyor. Esasında Affetmenin bize bir şey yapan kişiyle ya da yapılan şeyle alakası yok. Belli bir durumda takıldığımızda, dönüp dolaşıp o durumu yaşadığımızda, kafamızda ve karşılaştığımız herkesle hep o durumu analiz ettiğimizde tıpkı bilgisayarın kilitlenmesi gibi bir takılma durumu yaşıyoruz demektir. ve bu kilidi açmanın tek yolu affetmek.

Affetmek tamamen kendi içsel sürecimizle, kendi huzurumuzla ve hayatımıza güvenle devam etme isteğimizle ilgili bir şey. Ve  'Affediyorum' sözcüğü kalpten söylendiğinde mucize gibi işe yarayan bir söz.

İnsan nasıl afffeder?
1. Canınınız sıkan bir olayın üzerinden çok zaman geçtiği halde halen kafanızda bir konu dönüp duruyor ve olayı tekrar tekrar senaryoyu bir şekilde değiştirerek yaşadığınızda,
2. Üzerinden çok zaman geçtiği halde bir kişiyle yaptığınız bir tartışmayı tekrar tekrar kafanızda yaptığınızda,
3. Geçmişte kalmış belli bir durumda belli şekilde davranmadığınız için sürekli kendinizi suçlayıp keşke şöyle yapsaydım, şöyle yapmalıydım, böyle yapmalıydım dediğinizde.,
4. Her karşılaştığınızda canınızı sıkan ama yapabileceğiniz bir şey olmadığını bildiğiniz durumlarda

olayın ve konunun içine girmeden adece 'Affediyorum' deyin.

(İlham için Axinia'ya teşekkürler.)

Pin It!

2 Nisan 2012

Sevgi her şeyi halleder mi?


Yıllardır oturduğum evin karşı apartmanında zaman zaman camdan balkona bakıştığımız bir komşum var. Bir kere bile selamlaşmışlığımız yoktur. O durmadan çamaşır asar ya da toplar balkonun dışından, ben durmadan fotoğraf çekerim ya da havaya bakarım camımdan. Bir kere de alt komşu ile dedikodusun uyapmıştık, komşuya laf etmiş bir şey silkiyor camından da balkonundaki çamaşırlarına geliyor tozları diye. Yani bana göre   bu teyze, temizlik hastası, yalnız ve geçimsiz hatta kötü kalpli ve uzak durulması gereken bir insan. İdi.
Pin It!

22 Şubat 2012

Kapına gelirsem beni nasıl karşılarsın?


Allah Musa'ya buyurdu ki: "Ey Musa acıktım. Beni doyurmayacak mısın? Kapına gelirsem beni nasıl karşılarsın?"

Musa, "Ey Ulu Allahım, sen böyle şeylerden arısın," dedi.

Allah yine tekrarladı: "Ey Musa ya kapına gelirsem?" 

Her ne kadar Musa, Allah'ın bu cilveleşmesine karşı, "Nasıl olur," diye düşünüyordu, ama Allah da ona karşılık, "Eğer gelirsem ne yaparsın?" diyordu.

Nihayet dedi ki "Çok acıktım. Tartışmayı bırak, git yemekler hazırla ki yarın yine gelirim."

Erkenden yemekler hazırladı; baktı ki, bunların hepsi hazır ama su eksik, o sırada bir derviş geldi, "Allah rızası için bana ekmek ver," dedi.

Musa, "Hoş geldin," dedi; eline iki su testisi verdi, "Su getir," dedi. Derviş "Başüstüne," dedi. Suyu getirdi. Musa da ekmeği dervişin eline uzattı. Derviş saygı ve teşekkürle ayrıldı.

Şimdi Musa'nın Allah yolunda bu zorluklara düşmesi nasıl olur? Musa kimya bilgisini iyi biliyordu. Çünkü ona, "Tevrat'ı altın suyu ile yaz!" diye emir verilmiştir.

Vakit gecikti, Musa beklediği yemekleri komşularına dağıttı. Fakat, "Bu ilahi cilvenin sırrı nedir?" diye düşünüyordu.

Meğer bunun sırrı, bu topluluğa bir genişlik vermek ya da anlattığım şekilde içten kulluk etmekmiş.

Neşeli bir zamanda Musa sordu: "Ulu Allahım! Söz verdin ama gelmedin!" 

Allah buyurdu ki: "Geldim ey Musa! Geldim ama sen bize iki testi su taşıtmadan nasıl oldu da ekmek vermedin?"

Şems-i Tebrizi, Makâlât, Ataç Yayınları, sf. 63-64
Pin It!

12 Aralık 2011

Yabancı dil öğrenme siteleri

Pieter Bruegel the Elder-Tower of Babel

Yabancı bir dil öğrenmek arzu, çalışma, sabır ve istikrar istiyor pek çok şey gibi. Internet  bu konuda da sayısız kaynak sunuyor.

Ticaret, göçler ve seyahat ülkeler arasındaki ilişkileri insanlık tarihinde daha önce hiç olmadığı kadar birbirine bağladı. Bu nedenle insanların birbiriyle iletişim kurma ve birbirlerinin kültürünü anlama arzusunun oluşturduğu büyük bir yabancı dil öğrenme pazarı var dünyada. İnternet ise insanların dil öğrenme yolunu radikal bir biçimde değiştirdi; öğrenme konusundaki eski bariyerleri yıkarak dil partnerine, öğretmene ve materyale herkesin ulaşabileceği bir duruma getirdi. Paralı ya da parasız seçenekler sunan aşağıdaki siteler gibi kaynaklarla dünyanın her yerinde artık isteyen herkes bir yabancı dil öğrenebilir.
Pin It!

26 Kasım 2011

Alain De Botton: Başarının daha sevecen ve yumuşak felsefesi

Alain de Botton'yu aşk ve birçok şey hakkında baştan sona altı çizilebilecek cümlelerle dolu kitaplarından biliyoruz. İyi bir konuşmacı olduğuna da başarıyı ve başarısızlığı incelediği bu video ile tanık olduk. 2009 temmuzunda yaptığı bu konuşmanın burada çevirisi ile olmasını istedim. Çevirisini TED'in sitesinden aldım.


Benim için normaldir bu kariyer krizleri, aslında, sıklıkla bir Pazar akşamı, tam güneş batmaya başladığında, ve kendim için umutlarım ve hayatımın gerçekleri arasındaki uçurum, acı verici bir şekilde artmaya başlar ki normal olarak ağlayarak noktalanır. Tüm bunları söylüyorum, söylüyorum çünkü bunun sadece kişisel bir sorun olduğunu düşünmüyorum. Yanlış olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak bence hayatlarımızın düzenli olarak kariyer krizleriyle bölündüğü bir zamanda yaşıyoruz, hayatımız hakkında, kariyerimiz hakkında, her şeyi bildiğimizi düşündüğümüz anlarda, tehdit eder türde bir gerçeklikle karşı karşıya geliriz.
Pin It!

18 Kasım 2011

Ne kadar sosyalsiniz?


İstanbul Ticaret Odası'nda bir Sosyal Medya Forumu yapıldı. İstanbul Ticaret Odası Bilişim Teknolojileri ve e-Ticarekt Şubesi tarafından düzenlenen foruma akademisyenler, iş adamları ve gazeteciler katıldı.
Pin It!