21 Ocak 2012

2012 - Son mu? Hayır, daha yeni başlıyor


Tarih boyunca, her senenin, her çağın daha çok da insanlar tarafından yapılan belirli olayları vardır.

Kopernik dünyanın yuvarlak olduğunu keşfetti, Kolomb Amerika’yı buldu, Einstein izafiyet teorisini oluşturdu ve geçenlerde de insanlık Mars’a robotları indirdi.

2012 farklı türden bir yıl olacak.

Ve insanların bu konuda yapacağı hiçbir şey yok. Olaylar bize olmaya başlayacak.

Bir makale bile yazmamış insanlar kitaplar yazmaya başlayacak. Dine inanmayanlar Tanrı hakkında konuşmaya başlayacak.

Biz yine özgürlüğümüze sahip olsak da, on binlerce yıldır yaptığımız gibi hayatlarımızı berbat edebilsek de, bu artık o kadar kolay olmayacak. Yapamayacağımız için değil. Yapabiliriz, o tamam.

Kolay olmayacak, çünkü tarihte ilk defa kendimizi anlamaya başlayacağız. Burada olmanın anlamını, rolümüzün ne olduğunu, amacımızı, hedefimizi anlamaya başlayacağız.

Nefret daha az olacak, sevgi daha fazla. Ve bu birileri bunu vaaz ettiği için ya da bu konuda kitap okuduğumuz için değil. Sadece nefretin artık bir anlamı olmayacak.

Başkalarının canının yakmak gerçek haliyle, açıkça görülecek; yani kötü bir şey olarak.

Cehaletin dumanı tanrısallığın serin esintisi ile yavaş yavaş yok olacak.

Biri kötü bir şey yaptığında, bu %100 cehalettendir. Bizim sözümona günahlarımız da keza cehaletimizdendir. Ve biz cahiliz, %100.

Kör bir adam size çarptığında nasıl sinirlenmezseniz, biz hata üstüne hata, hata üstüne hata yaptığımızda Tanrı da bize öyle sinirlenmez.

Her hatanın öğrenilecek bir dersi vardı.

Yaşadığımız her bataklık temiz ve mavi okyanusun güzelliğini daha iyi anlamamızı sağladı.

Yaşadığımız her karanlık, gündoğumunun güzelliğini daha iyi anlamamızı sağladı.

Ve 2012 gündoğumunun yılı olacak.

Bulutlar bilincimizin gökyüzünü kapatıyor olsa da, tanrısallığın ışığını saklayamaz.

2012 gerçekten de, bizim bildiğimiz haldeki dünyanın sonudur. Ve bu iyi bir şeydir.

Nefretle, savaşlarla, yozlaşmış politikacılarla, aç gözlü iş adamlarıyla, dağılmış ailelerle, terk edilmiş çocuklarla dolu dünyamız sona eriyor. Tanrı’nın bizim için niyeti acı, hastalık, açlık, doğal felaketler değildi.

Yeni dünya şimdi yavaş yavaş başlıyor. Tek tek görmeye ve anlamaya başlayacağız.

Hiç kimse diğerinden farklı değil, hiçbir din diğerinden daha dinsel değil. Hiç kimse bu dünyada miras olarak aldığımız anlamda daha zengin ya da daha fakir değil.

2012 iyi bir yıl olacak, ama 2013 kadar iyi olmayacak ve bunlar 2014’le karşılaştırılamayacak bile.

Her gün bir öncekinden daha iyi olacak, biz fark etmesek de. Ama fark edeceğiz.

Kötü düşüncelerin kökeni ortadan kalkacağı için kötü düşünceler de yok olacak. Onlar hiçbir zaman bize ait değillerdi o nedenle suçlanmayacağız ya da suçlu hissetmeyeceğiz.

Gözlerimiz doğru yerde olmadığı için daha iyisini bilmiyorduk.

Nasıl ki iyi ayarlanmamış bir kamera kendi kendine hatasızca düzgün bir video kaydı yapamazsa bizim de gerçeklik algımızın akordu bozuktu. Neyse ki artık değil.  

Usta Müzisyen, cennetlerin müziği bizim aracılığımızla çalınabilsin diye bizim ayarımızı yapmaya, bizi akord etmeye geldi.

Yapabileceğimizi asla düşünmediğimiz şeyleri yapmaya başlayacağız. Bazılarımız kitaplar yazacaklar ve onların içerikleri o kadar muhteşem olacak ki kendimiz bile yaptığımıza inanamayacağız. Bazılarımız enstürman çalacağız ve bazılarımız çok güzel şarkı söyleyeceğiz.

Ama en önemlisi, hayattan neşe duymaya başlayacağız. İlk kez hayatın bir anlamı olacak. Hayat anlamlı olacak ve her gün neşe dolu olacak. Başka ne istenir?

Bunun için ne yapmamız gerekiyor? Hiçbir şey, sadece yolculuktan neşe duyun, Besteci’nin bizim konuşmamız gibi yazdığı senfoniden neşe duyun.

Her birimiz O’nun yaratıyor olduğu müzikal parçadaki bir enstürmandan daha fazla ya da daha az değiliz.

yazının orijinali ve görsel.
Pin It!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum yazın